TÜKENDİğiMde

Ben

Evet ben

im derken zaten ben olduğum aşikar biliyorum

ama sanki böyle daha anlaşılır

daha sesli

daha haykırır gibi..

BEN TÜKENDİğiMde

Nokta koyma zamanı gelmiş demektir...

Gücüm yeterse...

 

Anlayana

Anlayabilene

Anlamak isteyene

Değerimi bilene

Umarsız olmak can yakar

Öğrendim

Öğrendiğimde çok genç değildim

Ha dur

Umarsız olmak değildir can yakan, yanlış cümle kurmuşum

Birileri umursamaz olur

Senin canın yanar

SEN UMURSAnılmak istersin...

Öğrenirsin, öğrenirsin de... kim bilir hangi zaman

Hangi mekan...

ÖĞREN

UMURSAnılmadığında

. (nokta) koyabilecek gücü bulmalısın

ÖĞREN !

 

 

 

Ben'im

Gururluyum ama APTAL değilim...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (4) | Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa

  1. Yazan: albatros67 | Tarih: 2008-03-18 22:15:02
    Konu: dostluk
    bu siteyi yeni keşfettim bende 4 yaşında çocuk felci geçirdim sizleri bulmak harika sitede diğer arkadaşlarla nasıl sohbet ederim bana yardım edersen sevinirim adresim northoftornado@hotmail.com

    Bağlantı >

  2. Yazan: Sibel A. | Tarih: 2007-02-22 15:17:08
    Konu: Bir Avuç Hayal Karşılığı
    Köşe başında beklerdi yalnızlığım,
    Üstümde yırtık bir elbise,ay ışığının hüznüyle bakardı gözlerime.
    Elinde patlamış bir top koşardı ona çocuk yanım.
    Aksak eliyle şişirirdi çocuk yanımın,çocukca egolarını tıpkı topumu götürüşüm gibi yanına umutla...
    Ve karşılığında bir avuç hayal alırdı benden sebepsiz.
    Ben umursamazdım...
    Ben olmadan anlamsızlaşır hayallerim ve hep hayal üretebilirim derdim çocukca bir cesaretle...
    Ve her koşuşumda ona, biraz daha büyüdrüm bu sebep...
    Ve o...
    O hep daha fazla hayal için beklerdi beni.
    Beni ve herkesi o köşe başında...
    Kimse büyüdüğünü anlayamazdı,
    O bir avuç hayal karşılığı beklerken bizi sokak lambasının altında...

    Köşe başında beklerdi yalnızlığım,
    Bir aşk acısı hakimken bedenime,
    Bu sefer aşık tarafım koşardı ona kırık yüreği ellerinde...
    O bu sefer aksaklığı biraz daha gitmiş beklerdi beni aynı yerde...
    Yaralanmış yanımı tutardı o eliyle...
    Ben bir avuç hayal uzatırdım derken aynı aksak eline.

    Oysa ben anlayamazdım...
    Oysa ben onardığı yaralara karşılığı aldığı hayallerim için beklediğini bilsem de umursamazdım...

    Ve o bir avuç hayal daha istemeyi hep sürdürürdü benden...
    Ben uzatır dönerdim yatağıma aşık yanımla...
    Geriye onarılmış ve aşktan korkan ürkek bir benlikle yaslanırdım yastığıma...
    Biraz daha büyür ve biraz daha hayal kaybederdim o köşe başında...


    Köşe başında beklerdi yalnızlığım,
    Hep kırılan bir yanım olurdu mutlaka...
    Ve onarılmaya muhtaç yanlarım...
    Her seferinde bir avuç hayal daha uzatırdım ona...
    Ve bir avuç hayal karşılığı biraz daha büyümüş dönerdim yatağıma...
    Yastık altına sakladığım hayallerimi çıkarıyorum topluyorum avucuma...
    O bekliyor aynı yerde beni..
    Bu sefer kıyafeti şık,eli aksak değil eskisi gibi..
    Son hayallerimi de kurban edip ona,
    Onarıyorum kırgın düşüncelerimi...
    Farkedişim zor oluyor aksayan elimi ve yırtık pırtık elbiselerimi..
    Köşe başında bu sefer ben beklemeye koyuluyorum sebepsiz...
    Bu sefer bir avuç kırgın yana bir kucak dolusu hayal vermek istiyorum...
    Ben değiştirmek düzeni...


    aLInTI

    Bağlantı >

  3. Yazan: Sibel A. | Tarih: 2007-02-09 11:49:35
    Konu: Düşünme...!

    ARKADA BIRAKTIĞIN ŞEYLERİ DÜŞÜNME

    Şimdiye kadar kazanmış olduklarını,
    bundan sonra kazanabileceklerini,
    vazgeçemeyeceklerini, yıllarca koruduklarını,
    daha yıllarca muhafaza etmek istediklerini...

    Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

    Herkesin yaşamak istediği bir kişisel hayatı
    vardır ve onu yaşayabilmesi için arkada
    bıraktığı şeyleri düşünmemesi gerekir.
    Bilmelidir ki o birçok şeyi istediği zaman bütün
    evren ona yardımcı olur.
    Herkes yüreğinin sesini dinlemeyi ve yüreğinin
    diliyle konuşmasını öğrenmek zorundadır.

    Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

    Bulduğun ve arkada bıraktığın için seni tedirgin
    eden aşk önünü kesmesin.
    Kişisel hayatını gerçekleştirmeni engellemesin.
    Yeter ki bulduğun ve arkada bıraktığın aşk
    ''saf madde''den yapılmış olsun.

    Üzerinden bin yıl geçmiş bile olsa,
    orada, o biçimde, senin bıraktığın haliyle
    duruyor olacaktır.
    Çürümeden, bozulmadan...
    Ve sen, nasılsa günün birinde oraya döneceksin.

    Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

    Korkularını, tedirginliklerini,
    kafa karışıklıklarını, beni seviyorumlarını,
    ben onu seviyorumlarını,
    onunla yaşayabilir miyimlerini... ?

    Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

    İhanet senin beklemediğin bir darbedir.
    Ama sen, yüreğini tanıyacak olursan,
    sana baskın yapmayı hiç bir zaman
    başaramayacaktır.
    Çünki onun düşlerini ve arzularını
    tanıyacaksın ve onları hesaba katacaksın.
    Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz.
    Bu nedenle, en iyisi onun söylediklerini dinlemek.
    Böylece kendisinden beklemediğin bir darbe indiremeyecektir kesinlikle,
    sana.

    Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!


    Kendi yolunda yürü.
    Başını dik tut.
    Kendini yenilmiş hissetme.
    Kişisel hayatını yaşa.
    Kahramanı, baş rol oyuncusu sensin.
    Bu senin öykün. sen sadece yaşa.
    Yüreğinin sesini dinleyerek,
    yüreğinin diliyle konuşarak yaşa.

    Bağlantı >

  4. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-02-05 22:46:51
    Konu: tükenmek yok ki
    bizler insanlar olarak hiç tükenmiyoruz ki,sonuçta diğer alemde yani hak alemde yeniden diriliyoruz.selam,saygı ve hürmetlerimi sunarım Çiğdem

    Bağlantı >