Kum Saatim
Az önce bir kum saati canlandı hayalimde,
Hayalimde olmasına gönlüm elvermedi, aldım hemen onu avuçlarıma..
Sıcaklığını hissetmeliydim sanki,
Kalp atışlarını
Ona can katmalıydı ruhum
Yıllar öncesine gittim, çocukluğuma
Anımsamaktan keyif aldığım zamanlara,
Çakıl taşlarımın, deniz kabuklarımın en güzellerini seçtim önce,
Un ufak ettim seke seke seksek oynadığım seksek taşımla,
Deniz kabuklarım hiç yormadı ama çakıl taşlarımla baya mücadele ettim..
Yok yokk üzüldüm sanmayın,
ben istedimm,
kum saatim için istedimmm,
A aa annem seslendi sanki balkondan duydunuz mu...
-Yavrum gel artık akşam oldu!!
-Biraz daha anneeeee
-Biraz daha n’olurrr
Yıllar var ki ben bu seslenişe hasretim
Büyüdüm ya ben artık
Biliyorum eve gitmem gereken vakti
Başka sebebi yok çocuk kalmak isteyişimin
Yavrum gel artık akşam oldu desin diye annem,
Cidden!
Yok başka sebebi...
Ha, ne diyordum
Kum saati
Camdan bi kılıf uydurmak lazım ona, şeklini şemalinide ben belirlemeliyim
Ortasında minik bi geçiş tüneli olsun yeter
Gerisi benim hayalime kalmış
Anlatmasamda olur şimdi onu uzun uzun,
Tüm yaşanmışlıkları kattım çakıl taşlarıyla midye kabuklarına
Tüm göz yaşlarımı
Tüm haykırışlarımı
Tüm kahkahalarımı
Tüm
.
.
.
Varımı yoğumu
Kattım katıştırdım
Kum saati,
Benim
Ben
Kum saatiyim
Nasıl bir ses çıkarır beceripte yazabilseydim
Onunla bitirirdim
Fışıdı fış fış
Kum saatinin çıkardığı seste benim
Ben kum saatinin çıkardığı sesim
Az önce hayalimde canlandırdığım kum saati değil avuçlarımda tuttuğum...
Bırakmalı ve akışını izlemeli
Akışını izlemeli
Bırakmalı
Nağmelerini hissetmeli
Kum saatlerini severim
Severim
Kum saatlerini
10,04,07
Çiğdem Yüksel
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa
